The Ninth International Congress on Advances in Civil Engineering (ACE 2010)

The Ninth International Congress on Advances in Civil Engineering (ACE 2010) will be held in Osman Turan Congress and Culture Center at Karadeniz Technical University in Trabzon from 27 to 30 September 2010. The congress will be organized by Eastern Mediterranean University, Boğaziçi University, Istanbul Technical University, Yıldız Technical University, and Middle East Technical University. The goal of the congress is to enhance the lines of communications between academics, researchers and practitioners in the broad fields of civil engineering to review recent achievements in the advancement of knowledge and understanding in these areas, share the latest developments, and address the challenges that the present and the future pose.

ACE 2010 Ktü’de!

9.Uluslararası İnşaat Mühendisliği kongresi (ACE 2010) Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi   Osman Turan kongre ve  Kültür Merkezin’de 27 – 30 eylül 2010tarihleri arasında düzenlenecek.Kongre ODTÜ, Boğaziçi , İTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi ve  Doğu Akdeniz Üniversitesi tarafından düzenlenecek..

Buildist

Buildist

İnşaat Müh.,Mimarlık, İnovasyon, Tasarım ve Teknolojinin Yeni Buluşma Noktası

Bu perspektifle hayata geçirilen Buildist, farklı alanlardan profesyonellerin bir araya geleceği yenilikçi bir platform niteliğinde tasarlandı. Bu çok katmanlı yapı, sektörde disiplinler arasında etkileşimi ve işbirliğini kuvvetlendirmek hedefiyle 2010′da kapılarını açıyor.

Buildist’te fiziksel çevreyi şekillendirenler bir araya geliyor, sektörün yeni vizyonunu çiziyor.

Tasarım, mimarlık, inovasyon ve teknolojinin yeni buluşma noktası olarak konumlandırılan fuarın ilki 30 Eylül – 3 Ekim 2010 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi CNR Expo’da gerçekleştirilecek.

BUILDIST 2010 SALONLARI
Aydınlatma & Otomasyon
Çatı & Cephe
Islak Mekan
İç Mekan & Detay Çözümler
Yeşil Binalar & Teknoloji
Strüktür & Alt Yapı
Yapı Kimyasaları & Yalıtım
Isıtma & Soğutma & Havalandırma
Hizmetler
Diğer Alanlar

2010 HEDEFLERİ
Katılımcı şirket: 400-500
Katılımcı ülke: 15-20
Ziyaretçi sayısı: 30.000 – 40.000
Brüt fuar alanı: 55.000 m2

Uluslararası Yapı Fuarı İstanbul 2010

Düzenlendiği ilk yıldan beri sektör profesyonellerinin verdikleri destek ve katkıyla yapı sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getiren en büyük ve en önemli yapı malzemeleri fuarı olma özelliğini taşıyan Uluslararası YAPI/TURKEYBUILD Fuarı İstanbul, bu sene de katılımcılara sektöre yön verecek yenilikleri sergileyecek. 1978’den bu yana sürdürülen ve her yıl büyüyerek katılımcı ve ziyaretçi sayısını arttırmayı başaran Uluslararası TURKEYBUILD/YAPI Fuarı İstanbul, bu yıl 60.000 m2 alanda, üretim alanlarına göre gruplanmış 10 ayrı salon ve açık alanda gerçekleştirilecek.

Uluslararası Yapı Fuarı İstanbul 2009 60.000 m2 alanda, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece’nde, 67’si doğrudan yurtdışından olmak üzere 771 firma katılımıyla gerçekleşmiştir. 101.041 ziyaretçinin ilgisi ile karşılanan Uluslararası Yapı Fuarı İstanbul 2009′da 10 ayrı salonda yaklaşık 8.078 ürün ve 2.513 marka temsil edilmiştir.

ULUSLARARASI YAPI FUARI İSTANBUL 2010

Fuarın Tanımı: Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı
Fuar Tarihi: 05 Mayıs 2010 Çarşamba – 09 Mayıs 2010 Pazar
Fuar Yeri: Tüyap Fuar Merkezi / Büyükçekmece
Fuar Ziyaret Saatleri: 05-08 Mayıs 2010 tarihleri arasında 11:00-19:30
09 Mayıs 2010 tarihinde 11:00-18:00
Fuarın Açılışı: 05 Mayıs 2010 Çarşamba, Saat 11:00

ULUSLARARASI YAPI FUARI ANKARA 2010

Fuar Adı: Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı
Fuar Tarihleri: 23 Eylül 2010 Perşembe – 26 Eylül 2010 Pazar
Fuar Alanı: Altınpark Expo Center Fuar Alanı / Ankara
Fuar Ziyaret Saatleri: 23-25 Eylül 2010 tarihleri arasında 11:00-19:30
26 Eylül 2010 tarihinde 11:00-18:00
Fuar Açılış Tarihi: 23 Eylül 2010 Perşembe

ULUSLARARASI YAPI FUARI İZMİR 2010

Fuar Adı: Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı
Fuar Tarihleri: 14 Ekim 2010 Perşembe – 17 Ekim 2010 Pazar
Fuar Alanı: Kültürpark Fuar Alanı / İzmir
Fuar Ziyaret Saatleri: 14-16 Ekim 2010 tarihleri arasında 11:00-19:30
17 Ekim 2010 tarihinde 11:00-18:00
Fuar Açılış Tarihi: 14 Ekim 2010 Perşembe

“İnşaat Mühendisliği”-Bir de Wiki’den dinleyin!

İnşaat mühendisliği

“Vikipedi, özgür ansiklopedi”

Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai‘de bulunan Burç Halife, 2010 Ocak ayından bu yana dünyanın en yüksek yapısı unvanını almıştır.[1]

İnşaat mühendisliği, malzeme ve tekniği en iyi şekilde bir araya getiren, yapıların plan, proje, yapım ve denetlenmesiyle uğraşan temel mühendislik dalıdır. İnşaat mühendisleri her türlü bina, baraj, havaalanı, köprü, yol, su kemerleri, liman, kanalizasyon, su şebekesi, tünel, demiryolu, hızlı tren projeleri, metro vb. hizmet ve endüstri yapılarının planlanması, projelendirilmesi, yapımı ve denetimi konuları ile ilgili eğitim ve araştırma yapar.[2][3][4] Mühendisliğin anası olarak da kabul edilen inşaat mühendisliği askerî mühendislikten sonra gelen en eski temel mühendislik dalıdır[5] ve İngilizce kelime anlamı civil engineering ilk olarak 18.yy. da askerî olmayan mühendislik çalışmalarını askerî mühendislikten ayırabilmek için kullanılmıştır.[6] İnşaat mühendisliği kurucu mühendislik alanlarının başında gelir. İnşaat mühendisliği geniş bir alanı kapsadığından çeşitli dallarda uzmanlaşma gereği duyulmaktadır. Bu alanların başlıcaları, çevre mühendisliği, geoteknik, belediye ya da kentsel mühendislik, kıyı mühendisliği, ölçme bilgisi, yapı mühendisliği, temel mühendisliği, su mühendisliği, malzeme bilimi, ulaştırma mühendisliği vb. konulardır.[3][7]

İnşaat mühendislik mesleğinin tarihi

İnşaat mühendisliği, insan varlığının başlangıcından beri hayatın bir unsuru olmuştur. İnşaat mühendislik biliminin ilk örnekleri, M. 4000 ve MÖ 2000 yılları arasında Antik Mısır ve Mezopotamya (Eski Irak) bölgelerinde, insanların göçebe hayatı terk ederek, barınak yapımı ihtiyacı doğduğu sıralarda başlamış olabilir. Bu süre zarfında, tekerlek ve yelken gelişimiyle birlikte ulaşım, önemi gitgide artan bir ihtiyaç haline gelmiştir. Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu. Dönemin inşaat mühendisleri ve mimarları için genellikle aynı kişiye atıfta bulunularak birbirinin yerlerine kullanıldı.[8] Mısır’daki piramitlerin yapımı (yaklaşık M. Ö.2700-2500) büyük yapı inşaatlarının ilk örneklerindendir. Diğer antik tarihi inşaat mühendisliği yapıları Antik Yunanistan‘da yapılan Athena tapınağı Parthenon (MÖ 447-438), Roma mühendisleri tarafından yapılan Appian Yolu (MÖ 312), Çin İmparatoru Shih Huang Ti‘nin emriyle General Meng t’ien tarafından yapılan Çin Seddi (MÖ 220)[7] ve Sri Lanka‘nın Anuradhapura şehrinde bulunan Jetavanaramaya buda anıtı (3. yy) olarak sayılır.

Batıdan Parthenon‘un görünümü.

İnşaat mühendislik biliminin dünya üzerinde öncü okulu olarak Fransa’da Köprü ve Otoyol Kolordu’sundan ayrılarak 1747 yılında büyüyüp Köprü ve Karayolları Ulusal Okulu ismini alan okulu örnek verebiliriz. Bu okulun öğretmenleri hidrolik, makine mekaniği ve malzeme biliminde ana standartlar haline gelen kitaplar yayınladılar. İhtiyaçtan dolayı tasarım, hesaplama, amprik formüller gibi kavramları kendi kendini yetiştirerek kullanan sivil halkın içerisinden asker olmasalar da mühendislik yapan kişiler oluştu. İngiltere’de James Brindley bir değirmenci olarak başladı ve yüzyılın önde gelen kanal üreticisi haline geldi, John Rennie değirmenci çırağı iken Yeni Londra Köprüsünü inşa etti. Bir taş ustası olan Thomas Telford, İngiltere’nin önde gelen karayolu üreticisi oldu.[6]

İnşaat mühendisliği terimi ise dünyada ilk olarak civil engineering şeklinde 18. yüzyılda, askerî mühendislik eylemlerinden farklı olarak sivil halkın mühendislik hareketlerini betimleyebilmek için kullanıldı.[6] Eddystone Fenerini inşa eden John Smeaton, kendi kendine inşaat mühendisi diyen ilk kişi olarak tarihe geçti.[5][7] 1771 yılında Smeaton ve birkaç arkadaşı, mesleğin önde gelenlerinin akşam yemeklerinde buluşarak bir araya geldiği, İnşaat Mühendisleri Smeatonian Derneğini kurdular. Bazı teknik buluşmalar oluştuysa da bu grup küçük bir sosyal grup olmaktan öteye gidemedi.

1818 yılında inşaat mühendisleri kurumu Londra‘da kuruldu ve 1820 yılında ünlü mühendis Thomas Telford ilk başkanı oldu. Kurum 1828 yılında, inşaat mühendisliğinin resmen bir meslek olarak tanınması ile kraliyet imtiyaz namesini kazandı. İnşaat mühendisliği ise aşağıdaki şekilde tanımlandı;

(İnşaat mühendisliği) hem iç hem dış ticaret için; dahili etkileşim ve alışveriş için yol, köprü, kanal, ırmak taşıması ve iskelelerin inşasının uygulamasında; liman, rıhtım, dalgakıran, deniz fenerlerinin inşasında; ticaret amacıyla yapay güç ile dolaşım sanatında; ve makinelerin uygulama ve inşasında; ve şehir ve kasabaların drenajında (boşaltımında); ülkelerde üretim ve ulaşımın araçları olarak, doğanın büyük güç kaynaklarını insanın kullanımı ve faydasına yönlendirme sanatıdır.[9]

ABD’de inşaat mühendislik eğitimi veren ilk özel üniversite Yüzbaşı Alden Partridge tarafından 1819 yılında kurulan Norwich Üniversitesi oldu.[10]. Amerika’da inşaat mühendisliğinde ilk derecelendirilen mühendis 1835 yılında Rensselaer Polytechnic Enstitüsü tarafından ödüllendirildi.[11] Ödül alan ilk kadın mühendis ise 1905 yılında Cornell Üniversitesi tarafından ödüllendirilen Nora Stanton Blatch oldu.[12]

İnşaat mühendislik biliminin tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

Arşimet vidası elle kontrol edilebilen ve suyu kolaylıkla yukarıya çıkartabilen düzenek.

İnşaat mühendisliği, fiziksel ve bilimsel ilkelerin uygulamasıdır ve (inşaat mühendisliğinin) geçmişi, karmaşık bir şekilde, tarih boyunca devam eden fiziksel ve matematiksel yaklaşımın gelişimiyle ilintilidir. İnşaat mühendisliği, birkaç ayrı uzmanlaşmış alt bilimler de dahil olmak üzere oldukça geniş çaplı bir meslek olduğu için, tarihi, malzeme bilimi, coğrafya, jeoloji, toprak, hidroloji, çevre, mekanik ve diğer birçok alanlardaki bilgi birikimiyle bağlantılıdır.

Eski ve orta çağ tarihi boyunca, en önemli mimari tasarım ve yapılar, zamanla yükselerek baş mimar haline gelen, taş ustaları ve marangozlar gibi zanaatkârlar tarafından yapılmıştır. Tecrübeler saklanır hale gelmiş ve nadiren kendi yerine geçecek çıraklara aktarılmıştır. Hali hazırdaki yapılar, yollar ve alt yapı uygulamaları tekrar edilerek katlanarak artan bir şekle gelmiştir.[13]

Tarihte incelendiğinde İnşaat mühendisliğinin fizik, matematik vb. konulara ait kavramların uygulaması olduğu görülmektedir. Bu yüzden geçmişi de matematik ve fizik ile birlikte değerlendirilir. Fiziksel ve matematiksel problemlere, inşaat mühendisliği için uygulanabilir olan bilimsel yaklaşımın ilk örneklerinden biri, MÖ 3. yüzyılda Arşimetin yüzdürme anlayışımızın temelini oluşturan Arşimet Prensibi, ve Arşimet Vidası gibi pratik çözüm eserleridir. Bir hint matematikçisi olan Brahmagupta ise M.S. 7. yüzyılda kazı hesaplamaları için Hindu-Arap rakamları dayalı aritmatiği kullanmıştır.[14]

İnşaat mühendisi

Eğitim ve lisans

Londra’da inşaat mühendisleri karargahı Kurumu

İnşaat mühendisleri, inşaat mühendisliği için önemli olan tipik bir akademik dereceye sahiptirler. Böyle bir derece için alınan eğitimin uzunluğu genellikle 3-5 yıldır. Bazı üniversitelerde Fen Bilimleri Lisansı olarak tayin edilirken, genellikle tamamlanan derece, Mühendislik Lisansı olarak geçmektedir. Verilen bu derece, fizik, matematik, proje yönetimi, tasarım ve inşaat mühendisliği spesifik konularını kapsayan üniteleri içerir. Başlangıçta bu tür konular inşaat mühendisliği alt mühendisliklerinin, hepsi değilse de, birçoğunu kapsamaktadır. Lisans eğitiminin sonlarına doğru ise, öğrenciler bir veya daha fazla alt mühendisliklerde uzmanlaşma seçerler.[15] Lisans derecesi (ing: BEng/BSc) almış öğrenciler mühendislik hizmetleri verebilmek için resmen tanınmış olsa da, bazı üniversitelerde öğrencilerin kendi ilgilendikleri belli bir alanda uzmanlaşmaları için lisansüstü mühendislik eğitimi sunulur.[16]

Japon İnşaat Mühendisleri Birliği yıllık buluşma konferansı,2009

Çoğu ülkede, mühendislik dalında lisans derecesi, meslekte uzman olma yolunda ilk adımı oluşturur ve lisans programı daha önce uzmanlaşmış başka bir kuruluş tarafından onaylanmak zorundadır. Sertifikalı bir lisans programı tamamladıktan sonra mühendis sertifikası verilmeden önce iş tecrübesi ve sınav koşulları gibi gereksinimlerin karşılanması gerekir. Lisans sertifikası verildikten sonra ise Amerika, Kanada ve Güney Afrika’da Uzman Mühendis, birçok Milletler Topluluğunda İmtiyazlı Mühendis, Avustralya ve Yeni Zelanda’da İmtiyazlı Uzman Mühendis, birçok Avrupa Birliği Üyesi Ülkelerinde Avrupa Mühendisi unvanlarını alır. Mühendislerin uluslararası sınırlar arasında uygulamaya olanak sağlayacak şekilde birçok topluluğun ilgili meslek kuruluşları arasında uluslararası mühendislik anlaşmaları bulunmaktadır ve mühendislik sertifikaları geçerli sayılır.

Değişik ülkeler tarafından verilen değişik sertifikaların avantajları yine mühendislik sertifikasının verildiği ülkeye göre farklılık gösterebilir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da sadece lisanslı bir mühendis, imza ve mühür yetkisine sahiptir, kamuya onaylanması için mühendislik plan ve çizimleri sunabilir ve yine kamu veya özel sektörün faydalanması için mühendislik hizmetleri verebilir.[17] Bu gereksinim Quebec Mühendisleri Yasası gibi devlet ve il mevzuatı tarafından düzenlenir.[18] Diğer ülkelerde ise, böyle bir mevzuat yoktur. Mesela Avustralya’da, mühendislerin lisansı Queensland eyaleti ile sınırlıdır. Hemen hemen tüm ülkelerde mühendislerin bağlı olduğu ve üyelerini risk ve etik dışı davranıştan koruyan sivil toplum kuruluşları bulunmaktadır.[19] Bu sayede, bu kuruluşlar meslek için etik standartların sağlanmasında önemli bir rol oynar. Mühendislik hizmetleri bu sivil kuruluşların çıkartmış olduğu yönetmelikler gibi birçok devlet kanunu ve çevre hukukuna uymak zorundadır. Aşırı ihmaller karşısında bu kanunların nazarında cezai yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kariyer

İnşaat mühendisleri için tipik bir kariyer yolu mevcut değildir. İnşaat mühendisi olmaya hak kazanmış birçok kişi düşük sorumluluk gerektiren işlerle başlarlar ve yetkilerini kanıtladıkça, daha yüksek sorumluluk düzeyi isteyen iş ve görevler için güven kazanırlar. Ancak inşaat mühendislik mesleğinin her bir dalı değişik kariyer yolları izlemeyi gerektirmektedir. Bazı alan ve firmalarda giriş derecesindeki mühendisler üst düzey tasarım mühendislerinin “gözleri ve kulakları” olmak üzere inşaat izleme bölümünden işe başlarken, bazı alan ve firmalarda ise rutin analiz tasarım ve yorum konularında işe başlayabilirler. Deneyimli mühendisler ise genellikle kompleks analiz işleri, daha karmaşık tasarım projelerinin yönetimi, diğer mühendislerin yönetimi ya da özel danışmanlığı kapsayacak şekilde adlî mühendislik dallarındaki gibi daha karmaşık ve sorumluluk gerektiren iş ve görevlerde hizmet verirler.

Alt mühendislikleri

Genel olarak, İnşaat Mühendisliği; büyüyen dünya ile birlikte, insan yapısı değişmez projelerin genel arayüzü ile ilgilenir. Genelde inşaat mühendisleri kendilerine verilen sınırlar içerisinde sabit projeler hazırlamak ve toplum, sınıflandırma, drenaj, kaldırım, su temini, kanalizasyon hizmetleri, iletişim kaynağı, elektrik ve arazi bölünmelerinde hizmet etmek için bilirkişi ve uzmanlaşmış inşaat mühendisleri ile yakın bir şekilde çalışır. Genel olarak mühendisler zamanlarının çoğunu proje sahalarını dolaşarak, toplumsal fikir birliklerini geliştirerek ve inşaa planları hazırlayarak geçirirler. İnşaat mühendisliği alan mühendisliği olarak da düşünülebilir çünkü inşaat mühendisliğinin kolları genelde bir alanın kullanımının birisinden bir diğerine değişimi üzerinde çalışır. İnşaat mühendisleri, her boyut ve seviyede olan ticari, sanayi, konutsal ve toplumsal çalışma projelerin yapımında, geoteknik mühendisliği, yapısal mühendislik, çevre mühendisliği, ulaşım mühendisliğinin her türlü prensip ve kurallarını kabullenmiştir.

Çevre Mühendisliği

İnşaat mühendisliğinin en geniş alt bilim dallarından biri de çevre mühendisliğidir. Birçok üniversitede “Civil and Environmental Engineering” olarak beraber okutulmaktadır. Çevre mühendisliği, Türkiye’de gerek alanının genişliği, gerek konuda uzman mühendis ihtiyacı doğrultusunda, inşaat mühendisliği bünyesinden ayrılarak ayrı bir bölüm olarak okutulmaktadır. Hidrolik mühendisliği ve kimya mühendisliğinin yanı sıra makine mühendisliği prensiplerinin de yeni yeni katılmaya çalışıldığı, su ve atıksu teknolojileri, hava kirliliği kontrolü, ses kontrolü ( gürültü ), katı atık geri dönüşüm teknolojileri ve yakma sistemleri, ayrıca yakıt pilleri ile atıksudan elektrik akımı üretmek, sulandırılmış atıksu çamuru ile biyogaz üretilerek elektrik üretimi gibi enerji konularıyla da ilgilenmektedir.

Geoteknik mühendisliği

İnşaat mühendisliği alt bilim dallarından biri de geoteknik mühendisliğidir. Geoteknik mühendisliği yapıların yer altında kalan kısımlarını inceler, zemin etüdü yapar, yapıların temellerinin sağlam zemine oturmasını sağlar.Bütün yapıların (binalar, köprüler, istinat duvarları, tüneller, karayolları, demir yolları, limanlar, barajlar vb.) ekonomik olarak zemin üstüne veya içine yerleştirilmesiyle ilgilenir.

Malzeme bilimi ve mühendisliği

Bir DNA parçası Mikroyapısı, çift sarmal, biyopolimer

İnşaat mühendisliğine en önemli yardımcı dallardan birisi malzeme bilimi ve mühendisliğidir. Beton ve asfalt karışımı gibi Seramik, alüminyum ve çelik gibi Metal, polimetilmetakrilat (PMMA) ve karbonfiber gibi Polimer ve ayrıca Kompozit malzemelerin çalışıldığı disiplinlerarası bir bilim dalıdır. Malzeme mühendisliği aynı zamanda boya ve kaplama gibi koruma ve önleme işleriyle de ilgilenir. Alaşımlama (daha güçlü bir metal üretmek için metal iki tip metali birleştirme işlemi), malzeme mühendisliğin bir başka araştırma alanıdır. Son yıllarda özellikle medyanın odağı haline gelen nanoteknoloji ve nanobilim sayesinde malzeme bilimi bütün üniversitelerde ön plana çıkmaya başlamıştır. Adli Mühendislik ve Başarısızlık Analizi gibi konularda malzeme bilimi çok önemli bir faktördür. Malzeme mühendisliği ayrıca yapılarda kullanılacak olan malzemelerin mekanik ve dinamik özelliklerini de inceler. Avantaj ve dezavantajlarını ekonomiklik koşulunu da göz önüne alarak belirler. Malzemelerin dayanım ve dayanıklılık incelemelerini ve yeni malzeme araştırmalarını yapar. Yapıda kullanılan malzemelerin birbiri ile olan etkileşimlerini inceler.

Malezya, Kuala Lumpur‘da bulunan Petronas İkiz Kuleleri, 2004’e kadar dünyanın en yüksek yapısı olmuştur.

Kıyı mühendisliği

Kıyı mühendisliği kıyı alanları yönetimi ile ilgilidir. Bazı durumlarda deniz savunma ve kıyı koruma terimleri sırasıyla, sel ve erozyona karşı savunma anlamında kullanılır. Kıyı savunma terimi daha geleneksel bir terim olmasına karşın günümüzde toprağın genişleyebilmesi açısından kontrollü toprak kaymasına izin verilerek konu genişletilmiş ve kıyı yönetimi terimi daha popüler bir hal almıştır.

Yapı mühendisliği

Yapı mühendisliği, ulaşım ve alan geliştirme konularında, hidrolik, çevresel, yapısal ve jeoteknik olarak tasarım, planlama ve yürütme konularını ele almaktadır. Yapı firmaları inşaat mühendislik dallarının diğer konularındaki firmalardan daha fazla ekonomik risk alma eğilimine girmesi ile birlikte birçok yapısal mühendis de, sözleşme hazırlama ve gözden geçirme, lojistik operasyonların değerlendirilmesi, gerekli malzeme fiyatlarının yakından incelenmesi gibi işlerde rol almaya başlamışlardır. Bu sayede yapısal mühendislik dalı diğer bilimlerle daha ilişkili bir hal almaya başlamıştır.

Yapı mühendisliğinin asıl amacı, insanlığın faydasına olacak yapıların belirli bir seviyesinde, yeterli bir rijitliğe sahip bir şekilde ve en ekonomik olarak boyutlandırmak ve bu yapıların işlemesini sağlamaktır. Yapı mühendisliğinin ilgi alanları yapıların statik modellemesini yapmak, statik analizini çıkarmaktır. Burada amaç oluşan kuvvet ve gerilmelerin en doğru şekilde hesaplanmasıdır.

Deprem mühendisliği

Deprem, Çin hasarlı bina (2008).

Deprem mühendisliği değişik yapıların tehlikeli depremlere dayanma kabiliyetlerini ve yapılarındaki zayıf noktaları inceleyen bir mühendislik çeşididir. Jeofizik bilimiyle paralel çalışmalar yürütür. Yapı mühendisliğinin bir alt koludur ve kendi alanında yapı mühendisliğinden daha kapsamlı incelemeler yapar. Deprem mühendisliğinin ana hedefleri[20];

  • Sallantılı zemin yapıların etkileşimini kavrar.
  • Olası depremlerin sonuçlarını öngörür.
  • Yapıların, depreme maruz kaldıklarında bir takım kurallara uyum içerisinde davranış gösterebilmesi için yapıları dizayn ve inşaa eder ayrıca bakımını sağlar.
  • Yapı titreşim periyodu (dolayısıyla frekansı) belirlenerek, salınımı sınırlandırır ve uç noktada rezonans olayını engeller. Rüzgar ve/veya deprem sebebiyle rezonansın irdelenmesi en gerekli yapılar, ekseriyetle, köprülerdir.

Hiçbir yapı sabit değildir ve depremde hareket edecek biçimde tasarlanırlar[21].Depreme karşı dayanımlı yapılar üretebilmek adına birçok ülkede özel yönetmelikler hazırlanmış ve yapıların inşaatlarında kontrol referansı olarak kullanılmaktadır.

Ulaştırma mühendisi

Ulaştırma (trafik) mühendisi, insan ve taşınacak malların ulaşımında, ulaşım yollarının güvenli dizaynını tasarlar. Trafik mühendisi; yolların, otobanların, tren yollarının, kavşakların projelendirmesini uygun standartlara göre yapar. imalat aşmasında proje müdürü, şantiye şefi, arazi mühendisi pozisyonun da yolun projeye uygun bir şekilde imal edilmesini sağlar. TC Karayolları, TCDD, TC. Köyhizmetleri gibi kamu kuruluşlarında görev alarak, işin hem imalatını hem de kontrolünü üstlenirler.

Hidrolik mühendisliği

İskoçya‘da, 2 kanalı birbirine bağlayan “dönen” tekne asansörü Falkirk Wheel‘den bir görüntü.

Su (hidrolik) mühendisi, su yollarının ve su yapılarının inşaatı ile ilgilenir. Savakların, barajların, su borularının, kanalların, galerilerin statik ve dinamik analizlerini yapar. Liman yapılarının dalga analizleri ve dalga kıran tasarımlarını yapar. Git gide azalan su miktarı ile bu bölüme verilen önem artmaktadır.

Pont du Gard, Fransa, milattan önce 19’da yapıldığı tahmin edilen Roman su kemeri.

Trafik mühendisliği

Ulaştırma, hidrolik ve geoteknik mühendisliği hesaplarının başlangıcını teşkil eder. Bir yol, kavşak veya üst geçit projelerine yıllık geçen araç sayısı gibi bilgilere ihtiyaç duyulur. Ulaştırma amaçlı yapılarda sanat (su kanalları, hendekler vb.) yapılarında yani hidrolik mühendisliğine giren kısımlarda da trafik ve nüfus bilgilerine ihtiyaç duyulur. Bir bakıma planlama mühendisliği ile beraber çalışmaktadır. Trafik bilgisi bölgenin nüfus (DEMOGRAFİ) gelişmesi ile yakından alakalıdır.

Neden İnşaat Mühendisliği?

Kendime de çok sorarım bu soruyu:”Neden inşaat mühendisliği??”Küçüklükten beri ben de bir çok çocuk gibi hep doktor olmayı istemişimdir.Bu yolu  daha ilkoludayken seçmiştim,lise yıllarına geldiğimizde ise;bu iş tam bir şekil almak üzereydi.Hacettepe yabancı dil tıp bölümünü okuduktan sonra master doktora cart curt derken beyin cerrahı olcaktım.Hep Beyin cerrahı Prof.Dr.Süleyman Hilmi GÜL olarak hayal ederdim kendimi.Ooo tıpta gerçekten büyük buluşlara imza atacaktım hayallerimde.Gerek dersler gerekse denemeler lise-2 nin sonlarına doğru iyi gidiyordu ama kendime seçmiş olduğum hedef için fazladan ayrıca bi çalışmam da  mevcut değildi aslında.Lise 3′ün daha başlarındayken şunu anladım :”İSTEDİĞİNE ANCAK ÇALIŞTIĞIN KADAR ULAŞIRSIN.”

Sonradan şunun farkına vardım; büyük hedeflerin varsa eğer yarınlar için,bugünden büyük fedakarlıklar yapman gerekirmiş.Neyse,konuyu fazla dallandırıp budaklandırmadan neden inşaat mühendisliğini seçtiğimi anlatayım sizlere.Hepinizin de anlayacağı üzere öss’den sonra tıp’ı kazanamadım.Puanıma ve girdiğim yüzdelik dilime bakarak bir bölüme yerleşmeye karar verdim sonunda.Şöyle çok gezip göreceğim, kendimi hem sosyal hem de kişisel olarak geliştirebileceğim bi bölüm aradım.Mimarlık ve inşaat mühendisliğinde karar kıldım en son.Mimarlık istedim çünkü çizimlerim ve hayal gücüm fena değildi.Tabii üniversiteye başladıktan sonra farkına vardım ki aslında çok ta önemli şeyler değilmiş be bu özellikler.

İnşaat mühendisliği….Devasa yapılar,yollar,köprüler,barajlar ve çok daha fazlası.Ben  bu dünyayı sadece siyasetçiler şekillendirir sanardım hep.Nitekim bu işin çoğunluğunu onlar yapıyor ama yalnız değillermiş.Mimarlar ve mühendislerin açıkçası diğer insanların da bu dünyayı değiştirme oyununda küçük te olsa rolü olduğunu farkettim.Kimisi yoldan geçen bi insanı canlandırıyor, kimisi dünyanın gidişatına yön veren bir lideri, kimileri de o liderin düşündüğü şeyleri gerçekleştiren insanları.Ben de inşaat mühendislerin az da olsa diğer rollerden biraz daha öne çıktığını gördüm.Tamam dedim ben bu mesleği seçmeliyim.Seçtik seçmesine de göründüğü kadar kolay değilmiş inşaat okumak 🙂

O hesaplar yok mu ah o hesaplar!Öldürüyor kardeşim beni ya,Kimi zaman içinden çıkılmayan çözümü sayfalar süren zor problemler bekliyor bizi ,kimi zamanda ezberlememiz gereken malzeme özellikleri reaksiyonlar dayanım kuvvetleri mukavemet vs.Zaten mühendisin görevi değil mi diyeceksiniz içinizden problemleri çözmek.Evet,işte tam da o noktada geliyor benim başlığa cevabım arkadaş: o yüzden inşaat mühendisliğini seçtim zaten bende!

KTÜ’nün Köprüsü, Boğaziçi’nde 1. Oldu

 

ktü logo ile ilgili görsel sonucu

Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü tarafından düzenlenen ”Çelik Köprü Tasarım Yarışması”nda hazırladıkları tasarım ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğrencileri birinci oldu.

KTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Ahmet Can Altunışık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü’nce düzenlenen Çelik Köprü Tasarım Yarışması’nın 22-24 Nisanda gerçekleştirildiğini belirtti.

Yarışmanın hazırlık aşamasının 1 Aralık 2008′de başladığını ifade eden Altunışık, bu tarihten itibaren takım kaptanı Abdullah Demir ile Mahmut Halil Küçükalioğlu, Mehmet Akif Hamarat, Mehmet Gökhan Karabacak, Mustafa Sakallı ve Nuh Uğur Gümüş adlı öğrencilerden oluşan altı kişilik ekibin sıkı bir çalışma sürdürdüklerini anlattı.

Yarışmada 39 ekiple yarıştıklarını kaydeden Altunışık, şunları söyledi:

”Yarışmanın birinci aşaması estetik ve görünüş, ikinci aşaması ise kurulum hızıydı. Bu aşamada hazırlanan köprü düzeneğini hızlıca kurmak gerekiyordu. Ayrıca bu aşamada köprünün ağırlığı ve bin 250 kilogram ağırlık altında yapmış olduğu sehim (yer değiştirme) ölçüldü. Daha sonraki aşamalarda ise genel kurallara uyum gibi unsurlar göz önünde bulunduruldu. Toplam beş kategoride yapılan değerlendirmeler sonunda, tüm branşların ortalamasının alınmasıyla yarışmanın birincisi olduk. İkinci sırada Kültür Üniversitesi, üçüncü sırada ise Boğaziçi Üniversitesi yer aldı.”

Köprünün tasarım aşamasında malzeme açısından çok zorlandıklarını belirten Altunışık, ”En büyük problemlerden biri, sanayi bölgesi olan batıya uzak olmamızdı. Çelik köprü malzemesi bulmakta zorlandık. Mevcut elemanlara göre tasarımı defalarca değiştirmek zorunda kaldık” dedi.

Altunışık, yarışma için çalışma masraflarının Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alemdar Bayraktar’ın danışmanlığında yürütülen bilimsel araştırma bütçesinden karşılandığını, ekipman desteğini ise Trabzon İnşaat Mühendisleri Odası’nın sağladığını kaydetti.

Yarışmada aldıkları başarının gururunu yaşadıklarını ifade eden Altunışık, ”Öğrencilerimizin bilgisayar tasarımlarıyla pratikte uyguladıkları birbiriyle örtüştü. Bu, çok önemli bir nokta. Bizim, öğrencilerimize vermeye çalıştığımız da buydu” diye konuştu.

Altunışık, üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin KTÜ’nün adını duymasının kendileri için çok önemli olduğunu da söyledi.

Takım kaptanı Abdullah Demir ise tasarımı hazırlarken yüzlerce köprüyü incelediklerini belirtti.

Tasarımda teorik olarak zorlanmadıklarını, ancak her gün 3-4 saat köprüyü söküp yeniden kurmanın kendilerini zorladığını ifade eden Altunışık, yaptıkları tüm çalışmaların sonucunu almanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti

Kaynak: sabah.com.tr