Yeni Telefonum:One Plus 3 Harikası (Kapsamlı İnceleme) -High detailed review

One Plus 3 Harikası (Kapsamlı İnceleme) -High detailed review

Oneplus 3 Harikası

Resmi site için tıklayınız.(click for the official site)

Oneplus maceram bundan yaklaşık iki yıl önceki telefon arayışımla başlıyor aslında. Bir bilgisayarda yapabildiğim herşeyi (neredeyse tabi ? )telefonda da yapabilmemi sağlayan android’e olan hayranlığımın doruk noktasına ulaştığı günlerde bu teknolojiyi bana en iyi f/p (fiyat-performans ya da ingilizce deyimiyle cost-effective) oranlarıyla tepsi içinde sunabilecek bir telefon arıyordum ki; dört bir yanı güzelliklerle dolu memleketimdeki telefonların bana bu imkanı sağlayamayacağının farkına vardım ve ne yazık ki güzide memleketimin yüksek vergi oranlarının telefon piyasasına verdiği zarardan kaynaklı Türkiye pazarına açılamayan veya en azından pazar stratejisi olarak açılmamayı tercih eden teknoloji devi çin ve japon firmalarının bu devasa segmentteki başarılarının başını çeken amiral gemi diye tarfi ettikleri telefonlarıyla tanıştım. Oppo,huawei(türkiye’de yeniydi o zamanlar),meizu,zte,vivo,xiaomi ve diğer birçokları.

Evvela,oppo find7 almayı düşünüyordum.Performansının yanında air gestures veya screen (off) gestures (dediğimiz telefon ekranı kapalıyken çizdiğiniz şekillerle belirlediğiniz bir uygulamayı ,kamerayı,flaşı veya yine sizin belirlediğiniz bir web sayfasının açılmasını sağlayan bir sistem bu ) özelliği beni kendisine çekmişti, taa ki FLAGSHIP KILLER başlıklı ingilizce bir makale okuyana kadar. Diğer telefon devlerinin ar-ge lerinde çalışan deneyimli mühendislerin Oneplus diye yeni bir firma açtıkları ve amiral gemi katili diye tabir ettikleri bir telefonla piyasaya damga vurmayı hedeflediklerinden bahsediyordu,editör. Telefonun gözdoldurucu özellikleri ve düşük bütçesi her ne kadar içimdeki teknoloji aşkını depreştirse de ilk telefon biraz sıkıntılı olabilir diye kullanıcı yorumları ile  geek’lerin ve tech-blog’ların inceleme yazılarını beklemeye karar verdim.Bu prosesi şöyle düşünebilirsiniz; hani windows; vista ile karizmayı çizdirmişti (işte ağır görsel ve berbat bir performans -hatırlamak dahi istemiyorum ? ) daha sonra kırık vazo misali win7 ile kırılan parçaları birleştirmeye çalışmıştı ve win7 yi resmi olarak piyasaya sunmadan önce ilk kullanıcı deneyimleri ve feedback almak için üst seviye kullanıcılar ve developers(geliştiriciler) için bi RT sürümü (beta versiyon diyebiliriz hani prototip gibi) çıkarmıştı. -Aynı mantık. Neyse; dakikalar saatleri, saatler günleri takip etti derken 2 aylık bir araştırma-taraştırma sonucu daha sonraları çok eleştirilen (bana göre başarısız bir pazarlama ve reklam kampanyasıydı) infamous invite system diye meşhur olan davetiyeli satış sistemiyle çalışan OPO(oneplus one veya 1+1)’ı almaya karar verdim. Yurtdışından telefon getiren bir arkadaştan kayıtsız bir şekilde 64 gb’lık avrupa sürümünü aldım.(Buraları hızlı  geçiyorum daha telefonu incelemeye geçmeden bir sayfa yazı yazmışım farkına varmadan.) Oneplus ile tanışmam bu şekilde oldu ve geçtiğimiz haziran ayının sonuna kadar da kullandım (ki; hayatımda en uzun süre değiştirmeye ihtiyaç duymadan kullandığım telefondur) ve daha sonra küçük kardeşime verdim, hala sapasağlam ve performans canavarı.(oneplus 2’yi niye tercih etmediğimden bahsedecektim ama gereksiz yere yazımız uzuyor,başka bir yazıya inşaallah:-D )

Bu uzun girizgahtan sonra gelelim asıl konumuz olan Oneplus 3 ‘e. Başlarda Huawei mate8 alacaktım(o da muhteşem bir tercih bu arada)ama oneplus 3ün tanıtılmasına birkaç ay kalmıştı ve her ne kadar oneplus 2 de beni hayal kırıklığına uğratsalar da “get in the loop” stratejisi ve a day’s power in half an hour (yarım saatte bir günlük güç) sloganı vs. beni beklemem konusunda ikna etti. Telefon tanıtıldıktan birkaç gün sonra almaya karar verdim.(satışa çıktığı gün sipariş verdim ve Romanya’da bulunan dayımınoğlu sağolsun satıştan bir hafta sonra elimdeydi telefon)Kararımın bu yönde olmasında 3 (yine yaptım farkettiniz değil mi? oneplus 3) ana unsur vardı:TASARIM, Dash Charge (hızlı şarj) ve RAM(performans). Telefon yeteri kadar ince, alüminyum yekpare sağlam bir kasaya ve güzel oval kenarlara sahip. Bence; 10 üzerinden 9 küsür alır çok rahat .Telefonu elime aldığımda aklıma ilk gelen düşünce şuydu:”ön tarafı iphone arka tarafı HTC” ama telefon gerçekten iki kasanın da güzel yönlerini kendisinde birleştirmiş. Bu telefondaki ana tema SADELİK aslında. Tek elle de rahat bir şekilde kullanım imkanı sunan telefonumuzun tasarımı sade,özellikleri sade (öyle kalemmiş,edge ekranmış, çift kameraymış yok). Resimlerde de görüldüğü üzere önde üst tarafta kamera,sensör ve hoparlör üçlüsü var,alt tarafta ise; parmak izi sensörü ve kontrol tuşları dediğimiz geri ve seçenekler tuşları var (3lü) . Arka tarafta ise; anten çizgiler hemen altında kamera,flaş ve logomuz(3lü) yer alıyor. Üst tarafın boş bırakıldığı telefonumuzun alt kısmında ise soldan itibaren hoparlörler(bu arada ses kalitesi gayet iyi), USB 3.0 destekli type-c girişi hemen yanında da 3,5 luk standart bir jack girişimiz(bu da 3lü-tamamen benim komplo teorim oneplus 3 ya hani ? ) mevcut. Parmak izi sensörüne dikkat çekmeden edemeyeceğim.Bu konuda iphone’un eline su dökülemezdi ESKİDEN. Oneplus 3’teki sensörümüz 0.2 sn gibi kısa bir sürede parmak izini algılayabiliyor(birçok defa kıyasladım diğer telefonlarla gözle görülebilir fark var aralarında) ayrıca malzemesi de çizilmeyen seramikten imal edilmiş. Samsung vs. parmak izi sensörleri çizilip; işlevselliğine gölge düşürürken oneplus 3 ümüzde bu söz konusu değil. Detaylı bilgi için telefonları kırıp döken jerry abimizin jerry rig everything kanalındaki şu video ya göz atabilirsiniz.152.7 x 74.7 x 7.4 mm (6.01 x 2.94 x 0.29 in) boyutlarına sahip olan OnePlus 3, 158 gram ağırlığında.

Ekrana biraz değinecek olursak 2 yıldır hiç değişmeyen beni de zerre kadar rahatsız etmeyen aksine performansı arttırdığı için mutlu bile eden full hd (1080p) çözünürlük. Diğer çoğu amiral gemi telefonun quad HD ekranına kıyasla çok daha iyi performans aldığımı söyleyebilirim. Nitekim; iphone ‘u çok az bir farkla geçen Samsung Galaxy s7 Edge’nin 134599 aldığı ANTUTU BENCHMARK ‘da telefonum 142200 gibi bir puanla onlara fark attı diyebilirim.

Bu yabancı bi siteden aldığım veri.Benim telefon biraz daha iyi galiba ?

Bu arada boyut çizgisini bozmayan oneplus’ın ekranı 5.5 inch ve (~73.1%  ekran/gövde oranı)optic amoled (Corning Gorilla Glass 4)ekrana sahip.Önceki ekranlardan farkı ise; bu ekranın samsungu örnek alıp; contrastın dibine vurması(Contrast ratio: Infinite (nominal), 4.424(sunlight)).Gerçek renkleri yansıtmaktan öte fazla ışık olan güneşli ortamlarda rahatlıkla görülebilen bir deneyim sunuyor bizlere (Açıkçası beklediğimden daha canlı ve güzel)

Kameradan bahsetmek gerekirse; arka kameramız 16 MP ve bize f/2.0 diyafram açıklığı sunmanın yanında 1/2.8″ sensor boyutu, 1.12 µm pixel boyutu, geo-tagging, touch focus, face detection, panorama, HDR gibi özellikleride beraberinde getiriyor.Ayrıca 2160p@30fps, 720p@120fps, Auto HDR özelliklerde video kaydetmemize de olanak sağlıyor.Ön kameraya geçecek olursak; 1080p video çekmenin yanı sıra selfie video çekerken elektronik stabilizasyon da sunuyor bizlere. Bu teknik detayların içinde kaybolmadan şunu söyleyelebilirim Kamerası beklentilerimi yeterince karşıladı.

Gelelim 3 Ana maddenin 2.sine; “DASH CHARGE”. 3,000mAh batarya ile gelen cihazımızda oppo vooc teknolojisi veya diğer telefonlarda kullanılandan daha farklı olarak Dash charge(4a/5v) bize 30 dk.lık bir süre zarfında %60-65 lik doluluk sunuyor. Ve bunu yaparken ısınmaması da DASH CHARGE ‘ı daha güçlü ve özel kılıyor.

Son maddede ise; teknik zımbırtılardan bahsedelim isterseniz. Güçlü bir performans oneplus ‘un ölümcül diye tabir edebileceğimiz bir noktası,imzası desek yalan olmaz.Hemen işlemciyle başlamak istiyorum.İşlemcimiz muhteşem bir güce sahip olan Snapdragon 820 SoC.Grafik işlemcimiz ise; Adreno 530. Peki, tahmin edin bakalım bu müthiş ikiliye kim eşlik ediyor? Çok büyük eleştirilere maruz kalan 6 GB RAM. Milletin işi gücü yok herhalde ki “yok efendim 6 GB ram fazla yer kaplıyormuş da 4 ten farkı yokmuş ta ne gerek var 6 gb ram e”. Sadece 6 GB RAyM’in ismi bile telefonun gücüne güç katıyor bence. Neyse, devam edelim: telefonumuz tabii ki;4.5G destekliyor ve çift sim kart yuvasına sahip. Belki tek eksik yönü eğer bir eksi belirtmek gerekiyorsa; o da budur:”sim kart yuvalarından biri SD KART destekleyebilirdi.” Ama 64 GB normal bi kullanıcı için gayet yeterli gibi.CAT6 teknolojisini kullanan oneplus 3ümüz 300mbps a kadar da hız destekliyor.Wi-Fi ya gelirsek; a/b/g/n/ac standartlarıyla beraber hem 2.4 GHz hem 5 GHz kanallara bağlantı sağlayabiliyor. Bunun yanı sıra; elbette wi-fi direct,hotspot veya işte şu tv’ye laptop’a doğrudan bağlanma zımbırıtısı DLNA de var.

He kullanıcı arayüznden de bahsetmeden geçmeyeyim:Resmi olarak Cyanogen mod kullanan ilk akllı telefon firması olan oneplus ,son telefonunda CM ile yollarını ayırıp kendi platformuyla yola devam etme kararı almış ki; telefonum da son güncelleme (ki bunları OTA -on the air update olarak yapıyorum) ile android 6.0.1 ve firmanın kendi geliştirdiği arayüz olan Oxygen OS 3.2.2 var.

Sonuç olarak; karşımızda oneplus one ve oneplus 2 daki hataları tam olarak düzeltmiş reklam kampanyalarını ve pazarlama stratejilerini iyileştirmiş bir oneplus var.TEBRİKLER ONEPLUS diyorum. dual hoparlör QHD ekran kalem ve genişletilebilir hafıza olmadan olmaz diyen arkadaşlara katılmadan Tam bir amiral gemi katili ve F/P canavarı diyor yazıma noktayı koyuyorum .(nokta) VESSELAM